Türkler hakkındaki ayet ve hadisler
Kur'an-ı Kerim'de doğrudan "Türk" kelimesi geçmez. Ancak bazı İslam alimleri ve tarihçiler, Maide Suresi 54. ayeti gibi bazı bölümleri, gelecekte İslamiyet’i yüceltecek ve koruyacak özelliklere sahip bir topluluk (kavim) olarak Türkleri anlattığı şeklinde yorumlamışlardır.
Türkler hakkında olduğu iddia edilen ayetler
1. Onurlu duran ve Allah yolunda kınanmaktan korkmayan bir topluluk
İlgili ayetlerde (örneğin Mâide 5/54) müminlere karşı alçakgönüllü, inkarcılara karşı onurlu duran ve Allah yolunda kınanmaktan korkmayan bir topluluktan bahsedilir.
Ey âmenû olanlar (Allâh’a ulaşmayı dileyenler)! Sizden kim dîninden dönerse, o zaman Allah onun yerine (başka) bir kavim getirecektir öyle ki, (Allah) onları sever ve onlar da O’nu (Allah’ı) severler. Mü’minlere karşı daha alçak gönüllü, kâfirlere karşı daha izzetlidirler (başları dik, vakarlı, şereflidirler). Allah’ın yolunda cihad ederler. Hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah’ın fazlıdır, onu dilediğine (lütfedip) verir. Allah Vâsi’dir (fazlı ve lütfu geniştir), Alîm’dir (herşeyi en iyi bilendir). Mâide 5/54
2. Çok Güçlü ve Savaşçı Bir Kavim
Ayet: "Bedevîlerden geri kalmış olanlara de ki: Siz yakında çok güçlü ve savaşçı bir kavme karşı savaşmaya çağrılacaksınız. Onlarla ya savaşırsınız yahut onlar Müslüman olurlar..." Fetih 48/16
Tefsir ve Yorum: İslamiyet'in ilk yıllarında Arap bedevilerinin itaatsizliği üzerine inen bu ayette geçen "çok güçlü ve savaşçı kavim" ifadesi, başta İmam Şafii olmak üzere bazı erken dönem alimleri tarafından "Hazin (Hazar) Türkleri" olarak yorumlanmıştır. Osmanlı dönemi müfessirlerinden Vani Mehmed Efendi (Araisü’l-Kur’an tefsirinde) bu ayetin İslam'ın bayraktarlığını üstlenecek olan Türk ordularına ve onların askeri dehasına işaret ettiğini açıkça belirtmiştir.
3. Emanetin Başka Kavme Verilmesi
Ayet: "Eğer savaşa kuşanıp çıkmazsanız, Allah sizi acıklı bir azapla cezalandırır ve yerinize başka bir kavim getirir de O’na hiçbir zarar veremezsiniz..." Tevbe 9/39
Tefsir ve Yorum: Bu ayetler, din uğrunda fedakarlık yapmaktan çekinen toplulukların yerine Allah'ın dini koruyacak taze bir güç getireceğini beyan eder. Bediüzzaman Said Nursi (Mektubat adlı eserinde) ve Elmalılı Hamdi Yazır (Hak Dini Kur'an Dili tefsirinde), Abbasilerin zayıflamasından sonra İslam dünyasını Haçlı ve Moğol istilalarından kurtarıp bayrağı devralan Türk milletinin (Selçuklu ve Osmanlılar), bu ayetlerin övgüsüne mazhar olduğunu yazmışlardır.
Ayet: İşte siz böylesiniz. Allah yolunda infâk etmeye davet edilirsiniz, buna rağmen sizden bir kısmınız cimrilik yapar. Ve kim cimrilik yaparsa o taktirde sadece kendi nefsi için cimrilik yapar. Ve Allah Gani’dir (zengindir). Ve sizler fakirsiniz. Ve eğer siz (haktan) dönerseniz, (sizi) sizden başka bir kavimle değiştirir. Sonra onlar sizin gibi (cimri) olmazlar. Muhammed 47/38
4. Kehf Suresi – Zülkarneyn Kıssası
Yorum: Kur'an-ı Kerim'de doğuya ve batıya seferler yapan, adaleti sağlayan ve Ye'cüc-Me'cüc kavmine karşı demir kütleleriyle set çeken Hz. Zülkarneyn'in soyu ve kimliği çok tartışılmıştır. Bazı tarihçiler ve müfessirler, Zülkarneyn'in Orta Asya'da yaşamış büyük bir Türk hükümdarı (bazı görüşlere göre Oğuz Kağan) olabileceğini, karakterinin ve askeri harekatlarının Türk devlet geleneği ile birebir örtüştüğünü savunmuşlardır.
Türkler hakkındaki hadisler
Hadis literatüründe Türkler hakkında doğrudan veya dolaylı (fiziksel tasvirler ve coğrafi işaretler yoluyla) çeşitli rivayetler bulunmaktadır. Bu konudaki en meşhur, güvenilir (sahih) kabul edilen ve kaynaklarda yer alan hadisler şunlardır:
1. "Türklere Dokunmayın" Hadisi
Peygamber Efendimiz’in Türklerin gelecekteki askeri gücüne veya İslam'a yapacakları hizmete işaret ettiği belirtilen en bilinen rivayettir:
Hadis: "Sizi bıraktıkları müddetçe siz de Habeşlileri bırakın. Sizi terk ettikleri (ilişmedikleri) müddetçe Türkleri de terk edin (onlara dokunmayın)."
Referans:
- Ebû Dâvûd, Melâhim, 8 (Hadis No: 4302)
- Nesâî, Cihad, 42.
2. Türklerin Fiziksel Özellikleri ve Kıyamet Alametleri
İslamiyet’in ilk dönemlerinde henüz Müslüman olmamış Orta Asya toplulukları ve Türklerle karşılaşılması, kıyamet alametlerini içeren (Fiten ve Melahim) bölümlerde fiziksel betimlemelerle aktarılmıştır. İslam alimleri, tasvir edilen bu kavmin doğrudan Türkler olduğunu belirtmiştir.
Hadis: "Sizler, küçük gözlü, kırmızı yüzlü, burunları yassı, yüzleri sanki örs üstünde dövülmüş ve üzeri deri kaplanmış kalkanlar gibi olan bir kavimle (Türklerle) savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Yine sizler, ayakkabıları kıldan olan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz."
Referans:
- Buhârî, Cihâd, 95, 96
- Müslim, Fiten, 62-65 (Hadis No: 2912)
3. "Kantura Oğulları" Rivayeti
İslam kaynaklarında Türklerin atası olarak kabul edilen "Kantura" ismi üzerinden yapılan bazı rivayetler de mevcuttur.
Hadis: "Müslümanların mülkünü ve Allah'ın onlara olan ihsanını en evvel Kantura nesli (Türkler) alacaktır."
Referans: Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr
4. Konstantiniyye (İstanbul) Fetih Hadisi
Peygamber Efendimiz’in yüzyıllar öncesinden İstanbul’un İslam orduları tarafından alınacağını müjdelediği ve Fatih Sultan Mehmet'in nail olduğu kabul edilen meşhur rivayet şöyledir:
Hadis: "Konstantiniyye (İstanbul) mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur."
Referans:
- Ahmed bin Hanbel, Müsned, IV, 335
- Buhârî, et-Târîhu’s-Sağîr, s. 139
- Hâkim el-Nîsâbûrî, el-Müstedrek, IV, 422
İlmi Not: Bu hadisin senedi (güvenilirliği) üzerinde bazı muhaddisler (hadis alimleri) tartışmalar yapmış olsa da, İmam Hâkim eseri Müstedrek'te bu hadisin sahih (güvenilir) olduğunu belirtmiştir. İslam dünyasında ve Türk-Osmanlı kültüründe bu övgünün doğrudan Fatih Sultan Mehmet ve ordusuna yönelik olduğu inancı genel kabul görmüştür.
5. "Benî Kantûra" (Kantura Oğulları) Hadisleri
İslamiyet'in erken dönem hadis ve tarih kitaplarında Türklerden sıkça "Benî Kantûra" (Kantura nesli) diye bahsedilir. İslam geleneğinde Kantura, Hz. İbrahim'in (Sare ve Hacer validelerimizden sonra evlendiği) üçüncü eşi olarak kabul edilir ve soyunun Orta Asya'ya, yani Türklere uzandığı rivayet edilir.
Hadis: "Kantûra nesli (Türkler) sizleri öyle bir yere kadar sürecekler ki, orası yavşan otu biten düzlüklerdir (bazı şerhlere göre Irak, Suriye ve Anadolu toprakları)."
Referans: Ebû Dâvûd, Melâhim, 8 (Hadis No: 4303); Hâkim el-Nîsâbûrî, el-Müstedrek.
6. "Kırmızı Çehrelilere Müjdeler Olsun" Rivayeti
Peygamber Efendimiz'in, İslamiyet'in gelecekteki büyük fetihlerini anlatırken beyaz/kırmızı tenli bir kavme işaret ettiği rivayetler de Fiten (gelecek olaylar) kitaplarında yer alır.
Hadis: "Kırmızı çehrelilere (Türklere) müjdeler olsun! Allah'a yemin ederim ki, Allah dinini onlarla yüceltecektir."
Referans: Nuaym bin Hammâd, Kitâbü'l-Fiten (Bu eser genellikle kıyamet alametleri ve gelecek gayb haberlerini içeren rivayetleri toplar).
7. "Hıfz (Kavrama/Muhafaza) On Kısımdır" Rivayeti
Türklerin fıtri özelliklerine ve korumacılık kabiliyetlerine değinen, hadis edebiyatında popüler bir başka rivayet de şudur:
Hadis: "Hıfz (hafıza, koruma veya kavrama kabiliyeti) on kısımdır. Dokuzu Türklerde, biri ise diğer insanlardadır."
Referans: Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevî, Râmûzü’l-Ehâdîs, s. 414. (Not: Hadis alimleri bu rivayetin senedinin zayıf olduğunu, ancak Türklerin İslam topraklarını asırlarca koruma ve muhafaza etme [hıfz] misyonuna uygun düştüğünü belirtmişlerdir).