Türkiye'nin dış borcu ve güncel bir analiz
Ne yazık ki bir kesim hala Türkiye'nin satıldığını, ekonominin battığını, sürekli geriye gittiğini iddia etmeye devam ediyor. Bunların yalan yanlış iddialarla dolu tezlerine cevap vermek için bu yazıyı hazırlamaya karar verdim.
Öncelikle, dünyadaki ekonomilerin büyüklük sıralamalarını verelim LİNK
1. Amerika - 14,657,800 (milyon $)
2. Çin - 10,085,708(milyon $)
3. Japonya - 4,309,432 (milyon $)
....
16. Türkiye - 960,511 (milyon $)
Ardından, ülkelerin borç sıralamasını verelim! LİNK
1. Amerika - 14,392,451 (milyon $)
2. İngiltere - 8,981,000 (milyon $)
3. Almanya - 4,713,000 (milyon $)
...
26. Türkiye - 270,700 (milyon $)
Aynı listede kişi başına düşen borca göre sıralama yaptırırsanız!
1. Luxembourg - 4,028,283 ($)
2. Monaco - 565,043 ($)
3. Ireland - 515,671 ($)
...
60++. Türkiye - 3,884 ($)
Ne kadar da geri kalmışız!
Son olarak, ülkemizin borcunun dağılımını verelim! LİNK
Kamu Borcu - 88,923 (milyon $)
TCMB Borcu - 11,827 (milyon $)
Özel Sektür - 189,601 (milyon $)
Şimdi yukarıdaki bilgiler ışığında birkaç yorum yapalım:
1. Ülkemiz ekonomik büyüklükte dünyada 16. sırada iken, borç sıralamasında ise 26. sıradadır!
2. Genellikle daha gelişmiş ülkelerin ekonomik büyüklüğü de borcu da daha büyük olur.
3. Bu borçların büyük bir bölümünü özel sektör borçları oluşturur. Bunlar Türkiye'nin özel sektörünün önünü görebildiğinden dolayı yeni yatırımlara girişmesi anlamına gelmektedir. Mesela Bulgaristan'da Şişecam fabrikası açıldığında, Bulgaristan'dan düşük faizli geri ödemeli kredi alınır ve Türkiye bu şirket için garantör olur. Bu dış borcumuzu kısa vadede arttırıyormuş gibi görünmesine rağmen, ülkenin ekonomisin geliştiğini gösteren en büyük göstergelerden birisidir.
4. Genellikle yanlış anlaşılan konulardan bir diğeri de cari açık meselesidir. Ekonomik büyümeden karalamayı başaramayanlar son dönemde cari açık üzerinden bir karalama kampanyası yürütmeye başlamışlardır. Cari açık yurt dışına gönderilen parayla, yurt dışından gelen paranın farkıdır. Yani buradan, dışarıya çok para kaçırmaya devam edersek uzun dönemde ülkemiz için zararlı sonuçlar oluşacağını tahmin etmek zor değildir. Bu bilgilerin ışığında ülkemizdeki cari açığın son dönemde hızlı şekilde yükselmesinin temel sebebi: ülkemizdeki refahın son dönemde çokhızlı bir şekilde artması, buna rağmen geliştirilen teknolojilerin henüz satılacak seviyeye getirilememesidir. Daha basitçe açıklamak gerekirse; artık ülkemize daha fazla BMW, Mercedes girmeye başladı. Oysa kendi ürettiğimiz askeri malzemeler, üniversitelerde geliştirilen teknolojiler, Aselsan ve Tübitak'ta geliştirilenler henüz otomatik üretim ve yurt dışına satılma aşamasına getirilemedi. Şimdi bu iki maddeyi biraz daha açalım. Türkiye'de gün geçtikçe insanların refah düzeyi ve ellerindeki para artıyor. Dolayısıyla da yurt dışından birçok ürünü getirtmeye başladılar. Bunu önlemek veya azaltmak için şu anda yapılabilecek en iyi yöntem kredi faizlerini biraz arttırarark vatandaşımızın yurt dışına çok fazla para kaçırmasını önlemeye çalışmaktı. Bildiğiniz gibi zaten bu yapıldı. Yoksa insanımızın karşısına hayır almayacaksınız şeklinde yasakçı bir anlayışla gidilmesi ne kadar anlamlı olabilir? Diğer taraftan ülkemiz hala üretmeye başladığı arabaları, askeri teknolojileri, helikopterleri, uyduları, ... seri fabrika üretimi ve satış aşamasına getiremedi. Bu sebeple de şu an için çıkan parayı dengeleyecek kadar ülkeye para sokamıyoruz. Konuyu bir başka açıdan daha değerlendirelim: Eski siyasi başarısızlıklardan dolayı kapattığımız araba, ucak fabrikalarımız sebebiyle bugün bir süreliğine daha cari açık problemlerini yaşamaya devam edeceğiz. Yalnız hiç şüpheniz olmasın, önümüz bu denli açılmışken, ve bu hızla gelişmeye devam edersek eninde sonunda kendi ürünlerimizi de geliştip satmaya başlayacağız. Dolayısıyla da bu sorun ortadan kalkacak.
Beycan Kahraman
2011-06-13 21:31:01
