Bilim Felsefesi

bilim felsefesiBilim Felsefesinin Konusu

Bilim felsefesi, bilimlerin ortaya koyduğu kavram, kuram (teori) ve yasalarla bunların ait olduğu olayları inceler. Felsefe, bilim felsefesi aracılığı ile bilim üzerinde düşünme, bilimin mantığını oluşturma gereğini duymuştur. 

Bilim felsefesinin yanıt aradığı başlıca sorular şunlardır:

 Bilimsel bilgi birikerek ilerleyen bilgi midir?

 Bilimsel yasalar kesin midir?

 Bilimsel önermeler doğrulanarak mı, yoksa yanlışlanarak mı kabul edilmelidir?

 Bilimler hangi yöntemleri izlemelidir?

Bilimin Tarihsel Gelişimi

Zamanla konularını ve yöntemlerini belirleyen alanlar felsefeden ayrılıp bağımsız bilimler haline geldiler. İlk olarak Euclides (Öklid), geometriyi felsefeden ayırarak bağımsız bir bilim haline dönüştürdü.

Rönesansla birlikte Kopernik, Kepler, Galilei gibi düşünürler ve Newton’un çalışmaları fizik biliminin kurulmasını sağladı.

Rönesansla tümevarım yönteminin yaygınlaşması doğa bilimlerinin gelişmesinin önünü açan temel etkenlerden biridir.

19. yüzyılda Labochevsky, Bolyai ve Rieman, Euclides dışı geometri anlayışının temellerini attılar. Euclides dışı geometrilerin yarattığı yeni fizik anlayışı bilimin kendi içindeki alternatiflerini çoğalttı. 

De Morgan, Boole, Frege, Peano’nun çalışmalarıyla, önermeleri ve çıkarımları matematiksel dille ifade eden modern (sembolik) mantık doğdu.

Doğa bilimlerinde ve geometride doğan alternatif anlayışlar, felsefedeki yaygın nedensellik açıklamalarına karşı olasılığa dayalı nedensellik anlayışlarını doğurdu.

Bilime Farklı Yaklaşımlar: Düşünce tarihi sürecinde bilime farklı bakış açıları hep görülmüştür. Bu farklı bakış açılarının ikisi bilimi ürün olarak ve etkinlik olarak gören görüşlerdir. 

Ürün Olarak Bilim

Yeni pozitivizmde (Mantıkçı Empirizm) ifadesini bulan bu görüşe göre, bilimsel sonuçlar birer orandır ve felsefe bu ürünleri tarihsel gelişim sürecinde anlamaya çalışır. Bilimsel ürünler önermelerle ifade edilir. Felsefe, bu önermelerin doğrulamasını mantıksal analizlerle yapar.

Pozitivizmin başlıca sayıtlıları (ön kabul) şunlardır: 

 Bilim olgular hakkında araştırma yapma tekniğidir.

 Gerçek tektir; bilimlerin yöntemi de tektir.

 Bilim, birikerek ilerler.

 Bilim olguların bir arada görülme sıklığını araştırmalıdır.

Yeni pozitivizme göre felsefenin görevi bilimin içine karışan ****fizik unsurları mantık aracılığıyla ayıklamaktır. Yeni pozitivizmin temsilcilerinden Carnap’a göre, bilimsel önermeler duyu verileri ve gözlemlerle pekiştiriliyorsa, ondan çıkan önermeler de pekiştirilmiş olur. Duyu verilerine ve gözlemlere dayanmayan önermeler, ****fizik önermelerdir ve bunların bilimde yeri olmamalıdır.

Reichenbach’a göre olgusal dünya ile örtüşmeyen önermeler ****fizik önermelerdir ve bilgi değildir. Olasılığın yüksek derecede belirlenmesi bilgiyi geçerli kılar. Hempel ise, ****fizik ve mantığın fiziksel dünyanın özünü ortaya koyamayacağını savunur. Wittgenstein’a göre, her cümleye karşılık bir olgu vardır ve böylece dilin yapısına bakarak evrenin yapısını ortaya koyabiliriz.

Etkinlik Olarak Bilim (Yaygın Bilim Anlayışına Getirilen Eleştiriler)

Bilime ürün olarak bakan pozitivizme karşı bilime etkinlik olarak bakanlar şu eleştirilerden yola çıkarlar: 

 Bilim adamları, bilime objektif bakamazlar.

 Farklı bilimleri, matematiksel fiziğin yöntemine bağlamak dünyayı anlamakta yetersiz kalır.

 Bilimler birikerek ilerleyen bir süreçte değil, her çağın değerler sisteminden (paradigmalarından) kopuşlarla, yani sıçramalı devrimlerle gelişir.

Thomas Kuhn, bilimin birikerek ilerleyen bir süreçte geliştiğini reddeder. Bunu da paradigma kavramı ile açıklar. Bilim adamları, kendilerinden önceki dönemlerin bilim yapma anlayışını (paradigmasını) reddederek yeni paradigmalar ortaya koyarlar. Bu da sıçramalı bir devrimle yeni bir bilim anlayışına geçiştir. Her çağın kendi paradigmalarına göre doğrular vardır. İlkçağın paradigmalarına göre Aristoteles fiziği Newton fiziği, günümüz paradigmalarına göre de kuantum fiziği doğrudur. 

Toulmin, Darwin’in evrim teorisinden esinlenerek bilim anlayışının da evrimleştiğini söyler. Darwin’e göre nasıl ki çevreye uyum sağlayamayan canlılar yok oluyorsa bilimde de gereksinimleri karşılamayan anlayışlar yok olur. Yeni gereksinimler yeni bilim teorileri oluşturur.

Bilimin Değeri: Bilim insanların doğayı ve toplumu daha iyi tanıyarak doğayı denetlemesini ve toplumsal yaşamı düzenlemesini sağlar. 19. yüzyılda bilimsel gelişmelerden etkilenen felsefe, bilimleri dünyadaki her türlü sorunu çözebilecek bir araç olarak görmüştür. Bilimlerin amacı insanı, toplumu ve evreni tanımak, gerçeği aramaktır. Teknoloji insan yaşamını kolaylaştıran bir işleve sahip olabileceği gibi toplumlara zarar veren bir işleve de sahip olabilmektedir. 

Bilimsel çalışmaların sonuçlarının kullanımı sorunlu olabilmektedir. İnsanlar, bu sonuçların olumlu kullanılmasının yollarını araştırmak zorundadırlar. Bilimi tümüyle reddetmek de, insanın varoluşunu yok saymaktır.

Bilimin olumlu sonuçları, olumsuz sonuçlarından çok daha fazladır. Bilim, sayılamayacak kadar çok yararı ile insanların daha rahat yaşamasının ortamını hazırlamıştır. 


3 yıl önce eklendi

Peygamber efendimizin hayatının özeti Göz renkleri nelerdir? Farklı şekillerde merdiven çıkma mantık sorusu Burnunda tütmek deyiminin anlamı II. Murat Dönemi (1421-1451) Ali Ercan - Medine'ye varamadım yaralıyım klibi Direnç Renk Kodları İşte Dünyanın En Zeki ve Yetenekli Çocukları Bilim Felsefesi 20. Yüzyıl Tarihi, 1950-2000 Kronolojisi Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri ve Önemi Oryantal yağlı boya resimler Yeni başlayanlar için namaz kılmayı öğrenme Bir bardak kolanın dakika dakika zararları nelerdir? Thomas Edison'un Buluşları Termometre çeşitleri ve özellikleri Her eve bir baz istasyonu devri geliyor Batıl inançlar Hamilelikte tercih edilen seks pozisyonları C / C++ Matris Çarpma Kodu ve Basit Hızlandırma Teknikleri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27