1128 akademisyenin imza verdiği bildiri hakkında siyasetçilerin açıklamaları

1128 akademisyenin imza verdiği bilgiri1128 akademisyenin imza verdiği "Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı bildiri hakkında siyaset adamlarının düşünceleri ve açıklamaları.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı RECEP TAYYİP ERDOĞAN

Ey aydın müsveddeleri siz karanlıksınız, karanlık. Aydın falan değilsiniz. Sizler ne Güneydoğu'yu, ne Doğu'yu buraların adresini bilemeyecek kadar karanlıksınız ve cahilsiniz. Ama oraları bizler kendi evimizin yolu, adresi gibi çok iyi biliriz.

Kendisine akademisyen diyen güruh devleti suçluyor. Bununla yetinmeyip yabancıları Türkiye'ye çağırıyorlar. Bunun adı mandacılıktır. 100 yıl önce de aynı zihniyet vardı.

Bugün de üstelik çoğu maaşını devletten alan, cebinde bu devletin kimliğini taşıyan sözde aydınların ihanetiyle karşı karşıyayız.

Başbakan AHMET DAVUTOĞLU

Bildiriyi imza atan 1128 akademisyenler metni bir kez daha okusun. Olgusal olarak acaba gerçekliği yansıtıyor mu? Devlet katliam yapıyor derken terör örgütüne karşı imalı dahi olsa tek bir eleştiri yoksa burada olgusal bir objektiflikten bahsetmek mümkün mü?

Siz acaba rahat odalarınızda akademik çalışma yaparken, bulunduğunz semtte silahlı bir terörist barikatlar kursa, el yapımı bombalarla hayatınızı tehdit etselerdi, hastanelerinize roket atılsaydı dönüp bize 'niye bizim can mal özgürlüğümüzü savunmuyorsunuz?' diye sormaz mıydınız? Bu akademisyenlere soruyorum: Tek bir demokratik ülke göstersinler ki kendi topraklarında silahlı bir gruba müsaade etsin!

Bu akademisyenlerin hepsinden bu metni bir kez daha okumalarını ve bu okuyuştan sonra hala ısrarlılarsa onlarla ayrı bir platformda tarıtşabiliriz. Metni görmeden imzalayanlara yeniden bir iç eleştiriye davet ediyorum. Yanlış olduğunu da düşünüyorlar bu metni kabul etmediklerini deklare etmelerini rica ediyorum.

Başbakan Yardımcısı YALÇIN AKDOĞAN

Yayınlanan bildiriyi okuyunca, bu kadar deli saçması bir metin görmedim. Bir bilim insanı toplumsal hakikatten nasıl bu kadar kopabilir. Bunlar hangi ülkede yaşıyor. Bunun tutarlılık tarafı yok. PKK'nın yaptıklarını hiç görmemişler. Bunları söyleyebilmek için zır cahil olmak gerekir. Ortada açık bir terör var, sivillere saldıran, bebek öldüren bir terör var. Buna ses çıkartmıyorlar. Bunu da fikir özgürlüğü bağlamında görmüyorum. Türkiye'de meseleler bu algıyla mı çözülecek. Neredeyse Türkiye'yi soykırım yapmakla suçlayacaklar.

Başbakan Yardımcısı TUĞRUL TÜRKEŞ

Bilgisi olmadan bildiri yayınlamak akademisyenlere yakışmıyor. Bir konuda en iyi akademisyenlerin bilgi ile konuşması ve konuşulması gerekirken, hiç bilmedikleri bir konuda, anlamadıkları bir meselede sadece güncel medya haberlerine veyahut dezenformasyona dayalı haberlere bağlı olarak açıklama yapmaları Türk akademi hayatı açısından kaygı vericidir. Ama çok şükür ki Türk akademisyenleri onlarla kayıtlı değil. Aklıselimle, bilgiyle değerlendirme yapan başka akademisyenler de var. Onlara sadece Allah akıl fikir versin demek gerekiyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı SEZGİN TANRIKULU

Doğrudan doğruya kullandıkları ifade özgürlüğüdür. Düşüncelerini beğenmeyebilirsiniz, karşı da çıkabilirsiniz ama o düşüncelerden dolayı bu aydınları, entelektüelleri, akademisyenleri aşağılamak, yok saymak, cezalandırmak, ‘hain’ ilan etmek hiçbir demokraside kabul edilebilir bir şey değildir.

CHP Parti Sözcüsü HALUK KOÇ

Hayır efendim parti olarak biz bu bildirgenin arkasında değiliz. Ben partinin sözcüsüyüm. Düşünce ve ifade hürriyeti çerçevesinde herkes düşüncesinin ifadesini yapar. Bu hürriyetten yararlanır, teröre davetiye çıkartmadan, şiddeti teşvik etmeden, bu çerçevede düşüncesini ifade eder. Bunu hainlikle itham edenlerin kendi düşüncelerini ortaya koyması lazım.

MHP Genel Başkanı DEVLET BAHÇELİ

Siyasi partiler bu anlayıştan vazgeçmeli. Aydınlar bu ülkenin evlatları ise ülkeyi yıkmaya yönelik bu felakete karşı aydınlatıcı ve sahip çıkıcı bir üslup olması lazımdır. Üniversitelerimizde hainlere destek veren zihniyete çocuklarımızı emanet edemeyiz. YÖK üzerine düşeni yapması ve ayrıca da üniversite rektörlerinin de bu konuda hassas olmaları lazım. Benim burada özellikle uyarmak istediğim konu hainlere destek veren ve büyük çoğunluğu araştırma görevlisi ve yardımcı doçent olarak sıfat taşıyanların üniversiteye nasıl girdiklerinin araştırılması lazım.

HDP Eşbaşkanı SELAHATTİN DEMİRTAŞ

Daha bir yıl öncesine kadar 'Baldıran zehri içeriz, kellemizi koyduk bu işe' dediği Çözüm Süreci'nin ana sloganıydı. İnsanlar barış istemekten korkmasınlar. Üniversiteler de akademi dünyasının arkasında durabilmeli, talimat almadıklarını, talimatla çalışmadıklarını gösterebilmelidir. Akademi dünyası özgür olmalıdır, ne Cumhurbaşkanı'ndan ne YÖK'ten ne de başka bir yerden emir, talimat alarak çalışamazlar.

Deklarasyonu yayınlayan akademisyenlerin, aydınların, ülkenin vicdanı olduğunu düşünüyorum. Ülkede kan akarken, sivil, asker, polis, PKK'lı, kadın, çocuk yaşamını yitirirken, sessiz kalmaları veya bu işe duyarsız kalmaları tam olarak müsvedde olduklarını gösterirdi. Duyarlılıkları, insan olduklarını ve aydın vicdanını taşıdıklarını ortaya koyuyor.


1 yıl 9 ay önce eklendi

Telefon Bankacılığı ile dolandırma denemesi Uzman hekim başına düşen nüfus miktarının illere göre değişimi 1128 akademisyenin imza verdiği bildiri hakkında siyasetçilerin açıklamaları Türkiye'nin Enerji'ye İhtiyacı ve Nükleer Enerji ile ilgili bilgiler Matematiksel Formül Ayrıştırıcısı, Equation and Formula Parser Atatürkçülüğün Türk Toplumu İçin Önemi Bulgaristan'da İsrailli turistleri taşıyan otobüste patlama: 7 ölü Bir ilk: Felçli el hareket ettirildi Pentagon'da F-35 skandalı Bu gezegenler elmas! Esad Erdoğan'ı Kürt kartıyla cezalandıracak İğne büyüklüğündeki kameralar ameliyatları kolaylaştıracak Rumlar Türk elektriğini tartışıyor Türkçe'nin Matematiği, Ahmet Okar Bulgaristan'da Türk ata sporu at yarışları ve güreşler yaşatılıyor İran'a karşı Ege'de füze kalkanı! Birand'ın Doğruları Dobra Dobra Açıklamasını Alkışlıyorum Okunması gereken kitaplar, okumadan ölmeyin! Cari Açık Nedir? Ülkemizce eğitim dili TÜRKÇE olmalıdır; çünkü
1
2
3
4
5
6
7